Kurani Anlamak
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
KURANI ANLAMK VE YAŞAMAK
Değerli müminler!
Kuranı kerim; 610 yılında peygamberimiz hz.Muhammed (s.a.v)e vahiy meleği Cebrail tarafından ayet ayet bazen de sure sure indirilen 114 sureden ve 6666 ayetten meydana gelen 23 yılda nüzul olan evrensel mesajlar içeren hz Allah tarafından gönderilen son ilahi kitabın adıdır. Kelime olarak okumak, toplamak, bir araya getirmek demektir. Furkan, zikir, hüküm, hikmet, şifa, beyan, nimet, burhan, hak, nur gibi isimleri de vardır. En çok kullanılan isimlerse Kuranı kerim ve kitaptır.
Muhterem müminler!
Dört büyük kitaptan Zebur ve Tevrat Yahudilere, İncil Hıristiyanlara, gönderilirken Kuranı kerim ise özde Müslümanlara genelde ise tüm insanlığa gönderilmiştir. Önce ki ilahi kitaplar tahrip edilmiş, asılları değiştirilmiş, insanlar tarafından uydurmaları-sahteleri- yazılmışken Kuranı kerim 1400 yıldan beri indiği gibi kalmış büyücü kâhin, şair gibi hiçbir güç onun bir benzerini bir araya getirememiştir. Peygamberimizin en büyük mucizesi kuranı azimuşandır. Mucize olarak gönderilen bu Kuranı en iyi koruyacak olan da Onu gönderendir. “Kuranı biz indirdik onu koruyacak olanda biziz”(1) ayeti bunun en güzel kanıtıdır. Efendimiz (s.a.v) hadislerinde kuranı kerimi öğrenme, öğretme(2) okuma, dinleme(3) onunla amel etme(4) gibi konular hakkında bizlere önemli mesajlar vermiştir
Muhterem müminler!
Öncelikle Şu soruları kendimize soralım:
Günde kaç ayet kaç sayfa Kuranı kerim okuyoruz? Senede kaç defa hatim yapıyoruz? Okuduğumuz kurandan ne anlıyoruz? Kuranın ahkâm, muamelat, ibadet, Evlenme, boşanma gibi konular hakkında bilgi sahibi miyiz? Kısaca mensubu olduğumuz İslam dininin ana kaynağı olan Kuran hayatımızın neresindedir?
Bütün bu sorulara samimi bir şekilde cevap verebiliyorsak kabirden, sırattan, sorgu ve sualden korkmamıza gerek yoktur. Çünkü Kurana sarılan yükselir, onunla amel eden hem dünyasını hem ahretini kazanmış olur. Kuran bizlere hem şefaat edecektir hem de onunla kabrimiz pür nur olacaktır.
Eğer yukarıda zikrettiğimiz sorulara bir Müslüman olarak cevap vermekte zorlanıyorsak o zaman halimiz perişandır. Çünkü dünyada iken biz kuranı unuttuk bir kez olsun elimize dahi almadık. Dinleme, öğrenme hevesinde olmadık. Kuran merkezli bir hayat yaşamadık yaşayamadık
Hâlbuki kuran bizim için indirilmişti. Amel edecek bizdik. Muhatabı bizdik. Demek ki kuranı içimize sindirememişiz, günlük hayatımızdan uzaklaştırmışız, kuranı hâşâ kapsam alanımız dışında bırakmışız. Sadece mezarlıklarda okunacağına inanır hale gelmişiz. Merhum Akif toplumun yaşadığı bu acı tabloyu “İnmemiştir hele Kur’ân, şunu hakkıyla bilin: Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!(5) Mısralarıyla dile getirmiştir.
Değerli müminler!
Kuranı yüzüne veya ezbere okumak, önemli olduğu kadar onu anlamak, onunla amel etmek, onunla yaşamak ta çok önemlidir. Niçin gönderildiğini, nelerden bahsettiğini, kapsam ve içeriğini iğice öğrenmeli verdiği mesajları doğru okumalı doğru anlamalıyız. Okurken zaman zaman ayetler üzerinde düşünüp tefekküre dalmalıyız.
Günlerimiz haftalarımız beyhude geçerken malayani işlere zaman ayırırken neden 5-10 dakikamızı namaz için kuranı kerim okumak için ayıramıyoruz? ne kadar acı ne kadar manidar değil mi? Unutmayalım ki Kuransız bir hayat viran olmuş ev gibidir.
Muhterem müminler!
Diyanet işleri başkanlığımız inişinin 1400. yılı nedeniyle 2010 yılını kuran yılı olarak ilan etmiş bu kapsamda tüm il ve ilçelerimizde ülke genelinde çeşitli yarışmaların, etkinliklerin, düzenlenmesi hedeflenmiş yediden yetmişe tüm halkımıza yapılacak konferanslarla, seminerlerle sesli ve görsel ortamlarda kuran okuma, kuranı tanıma, kuranla yaşama bilinci verilmesi amaçlanmıştır.
Rabbim bizleri Kuran’a adayan ve bu uğurda hizmet edip muvaffak olanlardan eylesin.
KAYNAKCA:
1.Hicr/ 9
2.Buhari, Fedailu- l- Kuran 21
3.Beyhaki, Şuabu'l- İman, II, 358
4.Müslim, Salatü’l-Müsafirin, 252
5.Safahat
Hutbeyi yazan ve hazırlayan:
Aziz AKBAL
Felahiye ilçesi
B.Toraman kas. Hürriyet cami İ.H.